Kişisel Bilgiler
Köken ve Kimlik
Özel Hayat: İlişkiler ve Aile
Evli mi? Bekar mı?
Evli
Eşi kim? / Kiminle evli?: İsmail Hakkı Tekinel
Ne zaman evlendi?: Belirtilmemiş
Eşi ne iş yapıyor?: Avukat ve Siyasetçi
Kardeş Bilgisi
Kardeşi var mı?
Kaç kardeşi var?: Belirtilmemiş
Kardeşleri kim?: Belirtilmemiş
Sevgili / İlişki
Sevgilisi var mı?
Sevgilisi var mı?: Belirtilmemiş
Sevgilisi kim?: Belirtilmemiş
Sevgilileri kim?: Belirtilmemiş
Necla Tekinel fotoğrafları
Biyografiye eşlik eden seçilmiş görseller ve güncel arşiv fotoğrafları.



Eğitim, Kariyer ve Mal Varlığı
Arife Necla Tekinel, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu başarılı bir avukat ve Türk siyasi tarihinin önemli figürlerinden biridir. Demokrat Parti bünyesinde aktif siyasete atılarak İstanbul Belediye Meclisi üyeliği ve milletvekilliği görevlerinde bulunmuştur. 27 Mayıs darbesi sürecinde Yassıada'da tutuklu kalmasına rağmen, dava arkadaşlarına olan sadakati ve dik duruşuyla tanınmıştır. Siyasi yasaklı olduğu dönemlerde dahi hukuk ve belediyecilik alanındaki birikimini korumuş, 1983-1987 yılları arasında Milliyetçi Demokrasi Partisi'nden tekrar milletvekili seçilerek parlamentoda hizmet vermeye devam etmiştir.
Bilgi yok
Servet ve Kazanç
- Serveti ne kadar? / Mal varlığı ne kadar?Bilgi yok
- Kazancı ne kadar? / Maaşı ne kadar?Bilgi yok
Hakkında Merak Edilenler (S.S.S)
Google arama motorunda kişi hakkında en çok aratılan sorgular, merak edilen detaylar ve eksiksiz hayat hikayesi:
Ailesi ve Çocukluğu (Annesi, Babası, Kardeşleri)
Necla Tekinel, 1921 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş ve kökeni Mora'ya dayanan bir aileden gelmektedir. Babası Ali Bey ve annesi Naciye Hanım'ın kızı olarak büyümüş, eğitim hayatını İstanbul'da tamamlamıştır. Eşi İsmail Hakkı Tekinel ile evliliği, hem özel hayatında hem de siyasi kariyerinde önemli bir yer tutmuştur. İsmail Hakkı Tekinel, kendisi gibi hukukçu olup eşinin Yassıada duruşmalarında avukatlığını üstlenmeye çalışmıştır. Çiftin üç çocuğu olmuş, bunlardan en çok bilineni Yassıada'da tutukluluk sürecinde dünyaya gelen Mehmet Tekinel'dir. Mehmet Tekinel, annesinin darbe dönemindeki zorlu mücadelesini ve yaşadıkları ailevi dramları yıllar sonra kamuoyuyla paylaşmıştır. Aile, 27 Mayıs darbesinin yarattığı travmaları derinden yaşamış, ancak birbirlerine olan bağlılıklarını korumuşlardır. Necla Tekinel, çocuklarına olan düşkünlüğü ve annelik sorumluluğu ile siyasi kimliğini bir arada yürütmeye çalışmıştır. Aile üyeleri, Tekinel'in vefatına kadar onun en büyük destekçisi olmuşlardır.
Kökeni, Siyasi Görüşü, Dini ve Milliyeti
Necla Tekinel'in kökeni, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Balkanlar'dan Anadolu'ya göç eden bir aileye dayanmaktadır. Ailesinin Mora'dan geldiği bilinmekte olup, bu durum onun kültürel kimliğinin şekillenmesinde etkili olmuştur. İstanbul'da doğup büyümesi, onun şehirli ve eğitimli bir kadın olarak yetişmesini sağlamıştır. İtalyan Okulu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki eğitimi, onun çok kültürlü bir vizyona sahip olmasını beraberinde getirmiştir. İtalyanca, Fransızca ve Latince bilmesi, dönemin aydın kadınları arasında öne çıkmasını sağlamıştır. Ailesinin siyasi geçmişi ve toplumsal olaylara olan ilgisi, onun genç yaşta siyasete atılmasında temel motivasyon kaynağı olmuştur. Kökeniyle ilgili bilgiler, onun Demokrat Parti içerisindeki milliyetçi ve muhafazakar çizgisiyle de uyum göstermektedir. Hayatı boyunca köklerine bağlı kalmış, İstanbul'un sosyal ve siyasi dokusunu çok iyi bilen bir isim olarak tanınmıştır.
Aşk Hayatı, Evlilikleri ve Çocukları
Necla Tekinel'in aşk ve evlilik hayatı, siyasi mücadelesiyle iç içe geçmiştir. Eşi İsmail Hakkı Tekinel ile olan birlikteliği, sadece bir evlilik değil, aynı zamanda bir dava arkadaşlığı olarak da tanımlanabilir. İsmail Hakkı Tekinel, eşinin Yassıada'daki yargılamaları sırasında savunmasını üstlenmek istemiş, ancak Necla Tekinel'in ilkelerinden taviz vermemesi nedeniyle aralarında hukuki bir ayrılık yaşanmıştır. Necla Tekinel, eşinin parti içi muhalefeti hafifletici bir unsur olarak kullanma çabasına karşı çıkarak onu avukatlıktan azletmiştir. Bu olay, onun aşk ve sadakat anlayışının siyasi duruşunun önüne geçmediğini gösteren en çarpıcı örneklerden biridir. Evlilikleri, darbe döneminin getirdiği tüm zorluklara rağmen devam etmiş ve birbirlerine destek olmuşlardır. Eşinin siyasi yasaklı olduğu dönemlerde, Necla Tekinel parlamenterlik bayrağını devralarak eşinin siyasi mirasını sürdürmüştür. Aralarındaki ilişki, zorluklar karşısında yıkılmayan, karşılıklı saygı ve ortak değerlere dayalı bir birliktelik olarak bilinmektedir.
İş Hayatı, Eğitimi ve Kazancı (Serveti)
Kariyerine avukat olarak başlayan Necla Tekinel, 1946 yılında Demokrat Parti'nin Sarıyer ilçe teşkilatını kurarak aktif siyasete adım atmıştır. 1950'li yıllarda İstanbul Belediye Meclisi ve Encümen Üyeliği görevlerinde bulunarak yerel yönetimlerde tecrübe kazanmıştır. 1957 seçimlerinde Demokrat Parti'den İstanbul Milletvekili seçilerek parlamentoya girmiş ve Türk siyasetinde kadın temsilinin önemli isimlerinden biri olmuştur. 27 Mayıs 1960 darbesiyle birlikte siyasi kariyeri kesintiye uğramış, Yassıada'da yargılanmış ve Kayseri Cezaevi'nde hapis yatmıştır. Darbe sonrası dönemde siyasi yasaklı olması nedeniyle bir süre aktif siyasetten uzak kalmış, ancak eşinin siyasi yasaklı konuma düşmesi üzerine 1983 yılında Milliyetçi Demokrasi Partisi'nden tekrar milletvekili seçilmiştir. Kariyeri boyunca hukukçu kimliğini siyasi faaliyetleriyle birleştirmiş, meclis çalışmalarında aktif rol almıştır. Adnan Menderes'in ekibinden hayatta kalan son isimlerden biri olarak, Türk demokrasi tarihinin canlı şahidi kabul edilmiştir. Siyasi yaşamı, hem iktidar hem de muhalefet dönemlerinde zorlu mücadelelerle geçmiştir.
Hayat Hikayesi, Lakabı, İddialar ve Son Hali
Arife Necla Tekinel, 1921 yılında İstanbul'da doğmuş ve 2015 yılında yine İstanbul'da vefat etmiştir. Hukuk eğitimi almış, serbest avukatlık yapmış ve uzun yıllar Türk siyasetine hizmet etmiştir. Demokrat Parti'nin kuruluşundan itibaren partinin içinde yer almış, 1950'li yıllarda yerel ve ulusal siyasette önemli görevler üstlenmiştir. 27 Mayıs 1960 darbesi, hayatının en zorlu dönüm noktası olmuş; hamile haliyle Yassıada'ya götürülmüş ve bebeğini cezaevi koşullarında dünyaya getirmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte yaşadığı baskılar, sütünün kesilmesi ve bebeğinden ayrılmak zorunda bırakılması, Türk siyasi tarihinin en acı hatıraları arasında yer almaktadır. Darbe sonrası Kayseri Cezaevi'nde iki yıl hapis yatmış, ancak davasından ve arkadaşlarından vazgeçmemiştir. 1980'li yıllarda siyasete geri dönerek parlamentoda tekrar görev almıştır. Hayatının son yıllarına kadar Demokrat Parti geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak saygı görmüştür. 24 Eylül 2015 tarihinde vefat ettiğinde, Türk demokrasi tarihinin önemli bir dönemi de onunla birlikte kapanmıştır. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiş, geride onurlu bir mücadele ve siyasi bir miras bırakmıştır.